Doğru Bilinen Yanlışlar
Doğru Bilinen Yanlışlar: Efsaneler ve Gerçekler
Birçoğumuz MS kelimesini ya filmlerden ya da kulaktan dolma bilgilerden duyuyoruz. Bu da ister istemez kafamızda korkutucu, biraz da belirsiz bir tablo oluşturuyor. Ama çoğu zaman bu bilgilerin önemli bir kısmı doğru değil.
Efsane 1: “MS ölümcül bir hastalıktır.”
Gerçek: Hayır, kesinlikle değil. MS tanısı alan birinin yaşam süresi MS hastası olmayan birinden temelde farklı değildir. Evet MS hayat boyu sizinle olan bir yol arkadaşı gibi düşünülebilir ama bu, hayatın bittiği anlamına gelmez. Günümüzdeki tedaviler ve düzenli takip sayesinde MS ile yaşayan insanlar uzun ve dolu bir hayat sürebiliyor.
Efsane 2: “MS olan herkes eninde sonunda tekerlekli sandalyeye mahkûm olur.”
Gerçek: Bu en yaygın ve en korkutucu yanlışlardan birisidir. Aslında bu düşünce, tıbbın bugünkü kadar gelişmediği dönemlerden kalma bir önyargıdır. Günümüzde erken teşhis ve doğru tedaviyle birçok MS’li hayatına aktif bir şekilde devam edebiliyor. Yürüyen, spor yapan, çalışan, üretmeye devam eden çok fazla MS tanılı birey var.
Efsane 3: “MS hastaları hamile kalamaz, çocuk sahibi olmamalıdır.”
Gerçek: MS, anne olmaya engel değildir. Ne kısırlığa yol açar ne de hamile kalmayı zorlaştırır. Hatta çoğu zaman hamilelik sürecinde bağışıklık sistemi dengelendiği için MS belirtilerinde belirgin bir rahatlama görülür. Özellikle ilaç düzenlemeleri açısından bu süreçte doktor kontrolü önemlidir. Ama MS, aile kurmanın önünde bir engel değildir.
Efsane 4: “Dışarıdan sapasağlam görünüyorsun, yorgunum diyorsun ama abartıyorsundur.”
Gerçek: MS’in en zorlayıcı taraflarından biri de bu görünmeyen yük. Aşırı yorgunluk, ani halsizlik, odaklanma güçlüğü ya da duygusal dalgalanmalar dışarıdan fark edilemez. Bu yüzden MS’li bireyler çoğu zaman anlaşılmadıklarını hissedebilir. Oysa iyi görünmek, gerçekten iyi hissettiği anlamına gelmez.
Efsane 5: “MS bulaşıcıdır, aynı ortamda bulunmak risklidir.”
Gerçek: MS bulaşıcı değildir. Sarılmakla, aynı ortamda bulunmakla, aynı bardaktan su içmekle kimseye geçmez. Bu bir enfeksiyon hastalığı değil, bağışıklık sisteminin kendi kendine yönelmesiyle ve savaş açmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Yani korkulacak değil, anlaşılması gereken bir hastalıktır.
Günümüzde gelişen tedaviler sayesinde MS ile yaşayan birçok insan eğitimine devam ediyor, kariyer yapıyor, aile kuruyor ve hayallerinin peşinden gitmeye devam ediyor.
Efsane 6: "Ellerim uyuşuyor, sürekli çok yorgunum ve zaman zaman dengemi kaybediyorum... Kesin MS oldum."
Gerçek: İnternette belirtileri aratıp hemen en kötü senaryoyu yazmak, günümüzde hepimizin düştüğü bir tuzak. Ancak panik yapmaya hiç gerek yok. Tıp dünyasında MS, "Büyük Taklitçi" olarak da biliniyor, çünkü MS’in o meşhur belirtileri, toplumda çok daha sık rastlanan ve tedavisi çok daha kolay olan başka durumlarla birebir aynı görünebilir. Doğru teşhis için bir nöroloji uzmanının detaylı testler (MR, beyin omurilik sıvısı analizi vb.) yapması gerekir.
Peki MS en çok hangi durumlarla karıştırılıyor?
- B12 Vitamini Eksikliği: Belki de o korkutan el ve ayak uyuşmalarının, karıncalanmaların veya unutkanlığın sebebi MS değil; sadece basit bir vitamin eksikliğidir ve bir takviyeyle çözülebilir.
- Epilepsi (Sara Hastalığı): MS’de bazen aniden ortaya çıkan şiddetli kasılmalar, spazmlar veya istemsiz hareketler yaşanabiliyor. O anki panik haliyle dışarıdan bakan biri, hatta bazen hastanın kendisi bile haklı olarak "Acaba epilepsi krizi mi geçiriyorum?" diye büyük bir korkuya kapılabiliyor. Ancak durum dışarıdan göründüğünden çok farklıdır. Epilepsiyi beynin elektrik sistemindeki anlık bir kısa devre gibi düşünebiliriz; MS ise baştan beri konuştuğumuz gibi o kabloların dışındaki koruyucu kılıfın yıpranmasıyla ilgilidir. Yani yaşanan o ani kasılmalar bir sara nöbeti değil, MS'in zedelenmiş sinirler yüzünden verdiği anlık ve yönetilebilir tepkilerdir.
- Fibromiyalji: Geceden sabaha geçmeyen o ağır yorgunluk, yaygın kas ağrıları ve sisli beyin dediğimiz odaklanma sorunu, günümüzde strese bağlı olarak çok sık görülen fibromiyalji ile MS'in en sık karıştırılan ortak noktalarıdır.
- Boyun veya Bel Fıtığı: Sinir sıkışmaları; kollarda, ellerde veya bacaklarda tıpkı MS'in yapabileceği gibi güç kaybına ve uyuşmaya neden olabilir.
- Lupus (SLE) ve Romatizmal Hastalıklar: Bağışıklık sisteminin yine biraz kafasının karıştığı bu hastalıklarda da benzer şiddetli yorgunluklar ve eklem/sinir tutulumları görülebilir.
- Lyme Hastalığı: Kene ısırmasıyla vücuda giren bir bakterinin yol açtığı bu enfeksiyon, sinir sistemini etkileyerek MS tablolarını çok sıkı bir şekilde taklit edebilir.
- ALS veya Parkinson: Toplum içinde kas zayıflığı, yürüme zorluğu veya titreme dendiğinde bu hastalıklar kulaktan dolma bilgilerle sık sık MS ile karıştırılır. Ancak bu hastalıkların nedenleri, beyindeki etkileri ve seyirleri MS ‘ten tamamen farklıdır.